FOTOĞRAFLARLA ADIM ADIM ANKARA YÜRÜYÜŞÜ

3 Eylül 2013 Salı

BASIN AÇIKLAMAMIZ VE YÜRÜYÜŞÜMÜZÜN SON KISMIYLA İLGİLİ BİR VİDEO

video


KAYNAK: http://m.sondakika.com/haber/haber-istanbul-dan-ankara-ya-yuruyen-muhendisler-5009313/

HALKIN MÜHENDİS MİMARLARI “ADIM ADIM ANKARA YÜRÜYÜŞÜNÜ” 17. GÜNDE ÇEVRE VE ŞEHİRCİLİK BAKANLIĞI ÖNÜNDE BASIN AÇIKLAMASI İLE BİTİRDİLER


“AKP’ nin TMMOB’ u Tasfiye Etmesine ve Rant Yasalarına İzin Vermeyeceğiz” adıyla 17 Agustos 2013 tarihinde İstanbul dan Ankara’ ya “ADIM ADIM ANKARA YÜRÜYÜŞ” yapan “Halkın Mühendis Mimarları” 16. Günü gecesini “ODTÜ Yüzüncü yıl direniş alanında” geçirdi. 17. Günü saat 10:00'da bu alandan pankartlarını açarak hareket eden ve Anakara'nın ana caddelerinden sloganlarla, marşlarla yürüyerek Ethem Sarısülük’ün katledildiği yere ulaşan Halkın Mühendis Mimarları, saat 11:45'de halk ayaklanması şehitleri için bir anma gerçekleştirdi.  Anmada bir  konuşma yapan İnşaat Mühendisi Barış Önal; İstanbul'dan Ankara’ya “Halkın Mühendis Mimarları” olarak neden yürüdüklerini anlatarak, halkı AKP faşizmine karşı hakları için birlikte mücadeleye ve ayaklanma şehitlerini sahiplenmeye çağırdı. Konuşmanın ardından Ethem Sarısülük’ün katledildiği yere karanfiller bırakıldı ve Bize Ölüm Yok marşı söylendi.


Anma sonrası Kızılay dan Çevre ve Şehircilik Bakanlığı önüne sloganlarla yürüyen Halkın Mühendis Mimarları Çevre ve Şehircilik Bakanlığı Önünde saat 12.30 da basın açıklaması yaptı. Basın açıklaması öncesi ve sonrasında “TMMOB Halkındır Halkın Kalacak, Rant İçin Değil Halk İçin Mühendislik, Ayaklanma Şehitleri Ölümsüzdür, Ekmek Adalet Özgürlük, Mühendisiz Mimarız Haklıyız Kazanacağız” sloganları atıldı. Açıklamadan sonra “Adım Adım Ankara Yürüyüşlerini” bitirdiklerini ilan eden Halkın Mühendisleri, mücadelelerinin farklı biçimlerde devam edeceğini belirttiler.
Gömülü resim için kalıcı bağlantı

BAKANLIK ÖNÜNDE OKUNAN BASIN AÇIKLAMASI METNİ;

Basına ve halkımıza,

Tam 17 gün önce “AKP’NİN MESLEK ODAMIZ TMMOB’U TASFİYE ETMESİNE VE RANT YASALARINA İZİN VERMEYECEĞİZ” diyerek çıkmıştık yola. 470 kilometrelik yolu adım adım yürüdük. Yola çıkarkenki hedefimiz buraya; Çevre ve Şehircilik Bakanlığına ulaşmaktı. Hedefimiz Çevre ve Şehircilik Bakanlığıydı çünkü meslek örgütümüz TMMOB’un tasfiye edilmesi ve çevre katliamlarının, kent merkezlerindeki kamu arazilerinin yağmalanmasının başlıca sorumlusu Çevre ve Şehircilik Bakanlığıdır.

09 Temmuz 2013 tarihinde TBMM gündemine gece yarısı getirilen, içinde TMMOB’un yetkilerini kısıtlayan 3194 sayılı imar kanunu değişikliğinin de  yer aldığı “6495 sayılı Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun” Cumhurbaşkanı tarafından onaylanarak 2 Ağustos 2013 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe girmiştir.

AKP iktidara geldiği günden beri bu ve bunun gibi rant ve halka saldırı yasaları ile, Kanun Hükmünde Kararnamelerle;

Ormanlarımız, kıyılarımız, mera, yaylak, kışlak ve tarım arazilerimiz daha fazla yağma ve talana açılıp yapılaştırılmaktadır.

Tüm canlılar için yaşam kaynağı olan suyumuz metalaştırılıyor, derelerimiz HES’ lerle kurutularak yok edilmektedir.

“Kentsel Dönüşüm” adı altında halka ait Kentsel alanlarımız metalaştırılırken, gecekondu mahallelerinde yaşayan yoksul halk evleri başlarına yıkılarak kent dışına sürülürken mahalleleri emperyalizm ve yerli işbirlikçilerine peşkeş çekilmektedir.

Su havzalarımız ve tüm canlıların yaşam alanları 3. Köprü, 3. Havalimanı ve “Kanal İstanbul” projeleri ile yok edilmektedir.

İşte bu ve bunun gibi yağma, talan ve yıkım saldırılarının önünde engel olarak gördükleri TMMOB tasfiye edilmek isteniyor.

Çevre ve Şehircilik Bakanı Erdoğan Bayraktar memleketi Trabzon’da hemşerilerine sesleniyor :  “Türkiye’nin konumu itibariyle biz icat yapamıyoruz, buluş yapamıyoruz. Tarım ülkesiyiz, Ara teknik eleman ülkesiyiz biz” diyor.

Çevre ve Şehircilik Bakanı, Müslümanların, Anadolu halkının kafası çalışmaz diyerek bizi aşağılamaya çalışıyor. AKP gibi emperyalizmin uşaklığını yapan işbirlikçi hükümetler eliyle geri bıraktırılmış halkımızın teknoloji geliştiremeyeceğini söylüyor. İşbirlikçi politikalarının sonuçlarını halka mal etmeye çalışıyor. Çevre ve Şehircilik Bakanı demek istiyor ki: Bize mühendis falan lazım değil, bizim sanayimiz montaj sanayisi, bizim sermaye sınıfımız karını ucuz emek üzerinden sağlıyor. Bize ucuz emek lazım. İşte tam da bu sebeple TMMOB’a saldırıyorlar. Çünkü TMMOB iyi kötü bu ülkede mühendislik mimarlık mesleğinin nitelikli, bilimsel, meslek etiğine uygun, halkın çıkarları için, doğaya zarar verilmeyecek şekilde yapılmasının mücadelesini veriyor. Yani AKP’ye göre gereksiz masraf oluşturuyor, zaman kaybettiriyor, ayak bağı oluyor.

Mühendis, mimar, plancı meslektaşlarımız, halkımız;

TMMOB’daki mevcut icazetçi, reformist yönetimleri her zaman eleştirmişizdir.Bundan sonra da eleştirmeye devam edeceğiz. Fakat TMMOB’daki hiçbir eksiklik AKP’nin TMMOB’a yönelik saldırılarını meşrulaştırmaz. AKP tüm halkı örgütsüzleştirmek istiyor, çünkü hiçbir muhalefete, kendisi dışında hiçbir iradeye tahammülü kalmamıştır. Yağma ve talanı artırmaktan, bunun için de muhalefeti sindirmekten, faşist baskıyı artırmaktan başka çaresi kalmamıştır. Faşist AKP iktidarının örgütlenme hakkımıza yaptığı bu saldırıya karşı TMMOB’u hep birlikte savunalım.

Unutmayalım ki, TMMOB’u savunmak; Hasankeyfi savunmaktır, Allianoiyi savunmaktır, Kaz Dağları’nı savunmaktır, Munzur’u, Akkuyu’yu, Fırtına Vadisi’ni savunmaktır, 3. köprüyle yok olacak ormanlarımızı su havzalarımızı savunmaktır, Kanal İstanbul ile yok olacak Marmara denizimizi savunmaktır, Armutlu’da, Fikirtepe’de, Mamak’ta, Derbent’te yaşayan yoksul insanların barınma hakkını savunmaktır, Haydarpaşa’yı savunmaktır, Çamur akmayan bir Ergene’yi savunmaktır, Elbistan’da temiz havayı savunmaktır, emperyalist tohum tekellerinin altında ezilen çiftçiyi savunmaktır. Gezi parkını, özgürlük parkını, haliç tersanesini, kuşdili çayırını, Beşiktaş iskelesini ve şehir merkezinde kalan tüm kamusal alanlarımızı savunmaktır, ABD’ye peşkeş çekilen Ankara’nın en yeşil alanı Atatürk Orman Çiftliğini, ODTÜ ormanlarını savunmaktır, demokrasiyi savunmaktır, örgütlü olmayı savunmaktır, meslek onurumuzu savunmaktır, güvenceli çalışma hakkımızı savunmaktır, bu topraklarda var olan tüm değerlerimizi savunmaktır.

Halka yasaklanan alanlar, izin verilmeyen gösteriler, yeni baskı yasaları, işkenceler, 14-15 yaşında çocuklarımızın kafalarına nişan alınarak vurulması, gençlerimizin karanlık sokaklarda döve döve, vura vura öldürülmesi, hemen her şey halkın mücadelesini boğmak için AKP iktidarının elinden gelen her şeyi yaptığını ve yapacağının göstergeleridir.

Bizler hayatın her alanında, halkın her kesimine yönelik saldırılara karşı ancak örgütlü mücadele ile püskürtüleceğine inanan “Halkın Mühendis Mimarları”  olarak. Emekten ve halktan yana bir TMMOB’u yaşatacağımızı, AKP’nin  örgütlülüğümüze, halka ve devrimcilere dönük saldırılarına karşı mücadele edeceğimizi bir kez daha haykırıyoruz. Yürüyüşümüz bu mücadele biçimlerinden yalnızca biriydi. Yürüyüşümüz aynı zamanda halk ayaklanmasında katledilen Ethem Sarısülük, Mehmet Ayvalıtaş, Abdullah Cömert, Ali İsmail Korkmaz ve İrfan Tuna için, ağır yaralı Berkin Elvan, Mustafa Ali Tombul ve hayati tehlikesi devam eden 5 kişi için, gözünü kaybeden 12 kişi için, kafa travması geçiren 106 kişi için, yaralanan 8 bin 163 kişi için, tutuklanan 150 kişi için, gözaltına alınan ve işkence gören 4900 kişi içindir. Tüm bunların sorumlularının cezalandırılması içindi.

Yürüyüşümüz boyunca bize kornalar çalarak, zafer işaretleri yaparak, bir şeyler hediye ederek, evini açarak, sofrasını açarak ve türlü şekillerde destek veren tüm halkımıza sonsuz teşekkür ederiz.

HALKIN MÜHENDİS MİMARLARI

2 Eylül 2013 Pazartesi

ADIM ADIM ANKARA YÜRÜYÜŞÜMÜZ BUGÜN SAAT 12.30'DA ÇEVRE VE ŞEHİRCİLİK BAKANLIĞI ÖNÜNDE YAPILACAK AÇIKLAMAYLA BİTECEK...

HALKIN MÜHENDİS MİMARLARI ANKARA'YA ULAŞTI

AKP’nin TMMOB’ yi Tasfiye Etmesine ve Rant Yasalarına karşı, Ethem Sarısülük, Abdullah Cömert, Mehmet Ayvalıtaş, Ali İsmail Korkmaz ve İrfan Tuna’ nın katillerinin bulunup cezalandırılması için, Berkin Elvan, Mustafa Ali Tombul için, Haksız yere tutuklananların serbest bırakılmaları için, Halka yasaklanan tüm alanların açılması için, Ekmek Adalet ve Özgürlük için İSTANBUL’DAN ANKARA’ YA ADIM ADIM YÜRÜYÜŞÜMÜZ'ün sonlandırılacağı basın açıklamamız Bugün saat 12.30'da Çevre ve Şehircilik Bakanlığı önünde yapılacak.
View image on Twitter
Dün ODTÜ'de direniş alanında konaklayan Halkın Mühendis Mimarları bu sabah 9.00'da yürüyüşlerine ODTÜ Yüzüncü Yıl kapısından başlayarak ve Çevre Şehircilik Bakanlığına doğru devam ediyorlar.

Başta meslektaşlarımız olmak üzere tüm halkımızı basın açıklamamıza ve mücadelemize destek vermeye çağırıyoruz...

#muhendismimarlaryuruyor

1 Eylül 2013 Pazar

HALKIN MÜHENDİS MİMARLARI ANKARA'YA ULAŞTI



15 gün önce İstanbul Makine Mühendisleri Odasının önünden yürüyüşe başlayan halkın mühendis mimarları Ankara’ya vardılar.

31 Ağustos Cumartesi günü saat 16:00’da Ankara Susuz’da 20 kişilik bir destekçi grubunun karşıladığı Halkın Mühendis Mimarları karşılamadan sonra destekçileri ile birlikte Batıkent’e doğru yürüyüşe geçtiler. Batıkent’e kadar sloganlarla, marşlarla ilerleyen gruba araç kornaları ve alkışlar eşlik etti.

Batıkent’in içine girdikten sonra Batıkent halkının yoğun ilgisiyle karşılaşan Halkın Mühendis Mimarları kırmızı baretleri ve  üzerinde “ AKP’nin TMMOB’U TASFİYE ETMESİNE VE RANT YASALARINA İZİN VERMEYECEĞİZ” yazan pankartlarıyla dikkat çekici bir görüntü oluşturdular.

Önce Batıkent’teki Yekta Güngör Özden Parkındaki foruma katılan Halkın Mühendis Mimarları burada Ethem Sarısülük ile ilgili anlatımları dinledikten sonra yürüyüşleri hakkında bilgi verdiler. Ethem Sarısülük, Mehmet Ayvalıtaş, İrfan Tuna, Abdullah Cömert ve Ali İsmail Korkmaz için oluşturdukları fidanlığı ve yaptıkları anmayı anlatan Halkın Mühendis Mimarları, yürüyüşlerinin 13.gününü Ayaklanma şehitlerine adadıklarını belirttiler. Forumun sonunda yapılan müzik dinletisinden sonra, dinlenmek üzere misafir olacakları evlere geçen Halkın Mühendis Mimarları Pazar günü saat 13:00’da Batıkent Cemevinde trafik kazasında hayatını kaybeden yoldaşları Fuat Yalın için verilecek yemeğe katılacaklar. Ardından da ODTÜ’deki direniş alanına doğru yürüyüşe geçecekler.

Adım adım Ankara Yürüyüşü - 15. gün

“…Hiç kuşku yok o büyük insanlık
Asırlardan asırlara hep ihtilalcidir
Ki ekmek, adalet ve özgürlük kavgası
Büyük insanlığın marifetidir…”

Ümit İlter


Merhaba sevgili dostlar. Bugün yürüyüşümüzün son günlüğünü yazıyoruz. Sonunda Ankara’ya vardık! Ama henüz eylemimiz bitmedi. Yarın ODTÜ’ye, pazartesi de Çevre ve Şehircilik Bakanlığı’na yürüyoruz.

Bugün gür bir sesle, hep bir ağızdan haykırdık ekmek, adalet ve özgürlük talebimizi. Faşist AKP iktidarı bir yandan halkı tehdit etmeye, aşağılamaya devam ederken, diğer yandan da ABD emperyalizminin ve işbirlikçilerinin çıkarları için kardeş Suriye halkını katletmek için adeta can atmakta. Biliyoruz ki ancak örgütlü bir mücadeleyle, ve ortak taleplerimizi daha da öne çıkararak yeneceğiz AKP zulmünü. Faşizm arttıkça, halk da ekmek, adalet ve özgürlük isteğiyle daha da direnecek.



Bugün saat 07.00’da kalktık ve kahvaltımızı yaptıktan sonra 08.00 gibi yola çıktık. Saat 09.30 gibi, avukat Bayram Vural da yürüyüşümüze katıldı. Bayram abi, ayaklanma sırasında Çağlayan Adliyesi’nde polis saldırısı sonrasında 70 avukatın gözaltına alınması sonrası Ankara’dan  İstanbul – Çağlayan Adliyesi’ne yürümüştü. Kendisi ile bol bol fotoğraf çektirdik, sohbetleri ile bugünkü yürüyüşümüze renk kattı. Yürüyüş anılarını anlattı, aralarından bir tanesi bizi çok güldürdü. Aynı zamanda Ramazan ayına denk gelen yürüyüşünün bir yerinde bir polis, Bayram abi’nin yanına gelip “eğer isterseniz sizi arabamızla 10-20 km ileriye bırakabiliriz, kimseler görmez, kimseye söylemeyiz” demiş. Bayram abi de “sen oruç musun” diye sormuş. Polis evet deyince de elindeki pet şişeyi uzatıp “al o zaman bu suyu iç, merak etme kimseye söylemem” demiş.



Yürüyüşümüzde halkımızdan biri, arabası ile karşıdan geçerken bizi görmüş. Geri dönüp bize su ve kek ikram etti. 12.00’da Susuz yakınlarındaki Cennet Bahçesi isimli bir restoranda öğle molası verdik. Orada çalışan Yiğit isimli dostumuz, biz oturduktan sonra önce uzaktan zafer işareti yaptı, ardından da yanımıza gelip sohbet etti. Yiğit, Gümüşhane’de harita mühendisliği okuyormuş. Bizi görünce çok mutlu olduğunu, yüreğinin bizimle olduğunu söyledi. Beraber fotoğraf çektirdik.

Saat 15.00’da tekrar yola koyulduk. Yarım saatlik bir çay molasının ardından, 16.15’te bizi karşılayan dostlarımızın yanına, Susuz girişine pankartımızla ve sloganlarımızla geldik. Ardından Ergazi forumuna katılmak için 20 kişiyle Batıkent’e yürüdük. Mahallelerde sloganlarımız yankılandı. Araçlar kornalarıyla, mahalle sakinleri de balkonlara çıkarak alkışlarıyla, zafer işaretleriyle bize destek verdiler.



Ergazi forumu, bugün Ethem Sarısülük anısına yapıldı. Ethem’in ailesi, yoldaşları hepimizi duygulandıran konuşmalar yaptılar. Ardından Halkın Mühendis Mimarları adına Mehmet abi ve Cem konuştu. Yürüyüşümüzün 13. gününü ayaklanma şehitlerine adadığımızı, Kızılcahamam yakınlarında hepsi için birer fidan diktiğimizi, anma yaptığımızı anlattılar. Katillerinden er ya da geç hesap sorulacağını söylediler. Forumun ardından Cansel ablanın evinde hep beraber güzel bir akşam yemeği yedik.

Yarın öğlen, 19 Temmuz’da kaybettiğimiz dostumuz Fuat Yalın’ın 40 yemeğine katılacağız, akşam da ODTÜ - 100. Yıl forumunda olacağız. Pazartesi ise Güvenpark’ta Ethem’in vurulduğu yere karanfil bıraktıktan sonra Çevre ve Şehircilik Bakanlığı önünde yapacağımız basın açıklamamız ile eylemimizi sonlandıracağız. Bizleri bugüne dek takip eden, destekleyen, sahiplenen herkesi Pazartesi günü Çevre ve Şehircilik Bakanlığı önüne çağırıyoruz. Batıkent’ten herkese kucak dolusu selamlar, sevgiler!

HALKIN MÜHENDİS MİMARLARI